69 Yaşında Hafızlık Eğitimi Alıyor

Van'da, 69 yaşında Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenen Feyruz Sontur, ilerleyen yaşına rağmen hafızlık kursuna devam ediyor. Günde yüz tekrar yapan Sontur, yarım dönemde Kur'an-ı Kerim'in yarısını ezberleyerek yaşıtlarına örnek oldu.

Van'da, 69 yaşında Kur'an-ı Kerim okuma hayalini gerçekleştiren ve hafızlık eğitimine devam eden Feyruz Sontur, azmiyle çevresindekilere örnek oluyor. Gençliğinde imkan bulamadığı, evlendikten sonra da çocuklarıyla ilgilenmesi nedeniyle zamanı olmadığı için Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenemeyen Sontur, yıllar sonra bu hayalini gerçekleştirdi.

Önce yakınlarının yardımı ile harfleri, ardından da kurslara giderek Kur'an okumayı öğrenen Sontur, hafız olma yolunda ilerliyor. 6-7 Ekim olayları sırasında terör örgütü yandaşlarınca yakılan Değerler Kur'an Kursu'nda hafızlık eğitimi alan Sontur, ilerleyen yaşına rağmen günde yüz tekrar yaparak Kur'an-ı Kerim'in 15 cüzünü ezberledi.

"OKUMAYA DOYMUYORUM"

Sontur, yıllarca Kur'an-ı Kerim okuma hayali kurduğunu, şimdi bunu gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. Gençliğinde köyde yaşadığını, kente göç ettikten sonra 6 oğlu ile kızını büyütmek için çaba gösterdiğini anlatan Sontur, şunları söyledi:

"Çocuklarım büyüdü. Onları evlendirdim. Kur'an'ı çok seviyordum. Çocuklarımı da okumaları için teşvik ettim. Bir oğlumu hafızlık eğitimine gönderdim. Askere gittiği için eğitim yarıda kaldı. Diğer oğlum imam oldu. Benim hep içimde kalmıştı okuyamamak. Çocuklarım evlendikten sonra gayret ederek, kurslara giderek okumaya başladım. Çok şükür öğrendim. Şimdi sabah namazından sonra uyumadan Kur'an okuyarak ezberimi geliştiriyorum. Kur'an-ı Kerim'e aşığım. Kurstan sonra akşama kadar okuyorum. Sabah namazından sonra hiç uyumuyorum. Sürekli Kur'an okuyorum. Bir gelinimin babası ve oğlum imam. Bana, 'Biz imam olmamıza rağmen senin kadar ezber yapamadık' diyorlar."

Okumanın yaşının olmadığını vurgulayan Sontur, "Ben başlarken eşim 'Sen hastasın gitme' dedi ama ben gelmeye karar verdim. Beşikten mezara kadar okumanın yaşı yok. Elhamdülillah burada ders ve ezberimi geliştiriyorum." dedi.

"TEYZEMİZ İSTEYEN HERKESİN YAPABİLECEĞİNİ GÖSTERDİ"

Değerler Kur'an Kursu Yöneticisi Meryem Betül Arvas, geçen dönemlerde bazı sıkıntılar yaşamalarına rağmen kurs vermeye devam ettiklerini anlattı. Kursta yaş ortalamasının yüksek olduğunu, kadınların yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan Arvas, şöyle konuştu:

"40 öğrencimiz var. Teyzelerimiz kursa gelerek eğitim alıyor. Bir teyzemiz hafızlıkla uğraşıyor. Yarım dönemde 15. cüze kadar geldi. İsteyen herkesin yapabileceğini gösterdi. Kimse geri adım atmasın. Kur'an öğrenmek isteyen 70 yaşında teyzelerimiz var." diye konuştu.

Kursa kayıt yaptıran 70 yaşındaki Vahide Anteplioğlu da yaşı ilerlediği için öğrenmekte zorluk çektiğini ama kararından vazgeçmeyeceğini söyledi.

Anteplioğlu, hocaların kendisiyle yakından ilgilendiğini ve her konuda yardımcı olduğunu dile getirerek, "O zaman şartlar böyle değildi. Annemiz bize ev işi görmeyi, yemek yapmayı ve diğer işleri öğretti. Kur'an okuyamadık. Ama şimdi başladım, inşallah öğreneceğim. Burada ortamımız çok güzel, hocalarımız çok iyi. Uyanır uyanmaz buraya gelmeyi istiyorum." dedi.

Kaynak: AA

FATİH ÇOLLAK HOCA’DAN HAFIZLIK TEKNİKLERİ

https://www.islamveihsan.com/fatih-collak-hocadan-hafizlik-teknikleri.html

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.