650 Yıllık Köyün Cami Hasreti Sona Erdi

Sivas'ın Akıncılar ilçesinde 650 yıllık geçmişe sahip olduğu bilinen ve köy statüsünden mahalleye dönüştürülen İkizyurt Mahallesi'nde, hayırsever iş insanı tarafından yaptırılan cami dualarla ibadete açıldı. 

Akıncılar ilçesinde 650 yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen ve köy statüsünden mahalleye dönüştürülen İkizyurt Mahallesi'nde, hayırsever iş insanı tarafından yaptırılan caminin ibadete açılmasıyla 650 yıllık cami hasreti sona erdi.

İlçeye 8 kilometre mesafede bulunan İkizyurt Mahallesi'nde, mahalle sakini Afer Varol, arsasını cami yapılmak üzere bağışladı. İstanbul'da yaşayan iş insanı Ümit Sözcü de caminin yapımını üstlendi. 

İnşaat çalışmaları tamamlanan caminin ibadete açılışı dolayısıyla bir tören düzenlendi.

Törende konuşan Kaymakam Tayfun Deli, Türkiye'nin hayır konusunda dünyada örnek bir ülke olduğunu söyledi.

Hayır işlerinin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Kaymakam Deli, "Dünyanın milli gelirine göre en çok hayır yapan ülkesiyiz. Koskoca Amerika bizim kadar hayır yapamıyor. Yetimlere, garibanlara her zaman sahip çıkan, yardım eden ülke biziz. Bu caminin yıllar sonra ilk defa bu mahallemize yapılmasında emeği olan, arsasını bağışlayan ve caminin yapımını üstlenenlere teşekkür ediyorum." dedi.

diyanet haber

650 YIL SONRA CAMİYE KAVUŞTULAR

İkizyurt Mahallesi Muhtarı Edip Kılıç da mahallenin geçmişinin 650 yıl öncesine dayandığını dile getirerek, "Mahallemizde cami olmadığı için ibadetlerimizi ilçe merkezine veya komşu köylere giderek yapıyorduk." ifadesini kullandı.

İş insanı Ümit Sözcü ise duygulu anlar yaşadığını belirterek, "Rabbim bu yaptığım hayırları inşallah anneme gösteriyor. Benim için doyduğum yer de kıymetlidir, fakat doğduğum yerler de kıymetlidir." şeklinde konuştu.

Akıncılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Murat Sevinç, yerleşim yerinin kurulduğu günden bugüne kadar hiç camisinin olmadığını söyledi.

"İLK DEFA EZAN SESİ DUYULDU"

Dernek olarak bu durumu iş insanı Ümit Sözcü ile paylaştıklarını ifade eden Sevinç, "İş insanımız Ümit Sözcü, bu konuda duyarlılığını gösterdi. İlk defa ezan sesi duyuldu, mahallemizde ilk defa namaz kılacağız." şeklinde konuştu.

İlçe Müftüsü Osman Aluç'un yaptığı duanın ardından kurban kesilerek caminin açılışı gerçekleştirildi.

Camide kılınan ilk namaz sonrasında, cemaate yemek ikramında bulunuldu.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.