HASTA ZİYARETİNİN FAZİLETİ

0

Gönlü kırık bir hastayı ziyaret edip halini hatırını sormak ve tesellî etmek Allah’ın rızasına medâr olan mühim bir hizmet ve ibadettir.

Hasta ziyâreti “sünnet-i müekkedde”dir. “Vâcip” olduğunu söyleyen âlimler de vardır. Bir hastayı, muhîtinden kimse ziyâret etmez ve ihtiyaçlarını karşılamazsa, orada yaşayan bütün Müslümanlar bundan mes’ûl olurlar.

Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selâmı almak, hastayı ziyâret etmek, cenâzeye iştirâk etmek, dâvete icâbet etmek, aksırana «Yerhamukellah: Allah sana merhamet eylesin!» demek.” (Buhârî, Cenâiz, 2; Müslim, Selâm, 4)

CENNET HURFESİ NEDİR?

Hastaları ziyâret etmek, fazîletli bir amel-i sâlihtir. Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, hasta ziyâretinin fazîletini şu hadîs-i şerîfleriyle beyan buyurmuştur:

“Bir insan, bir hastanın hâlini hatırını sormaya gider veya Allah için sevdiği bir kişiyi ziyâret ederse, ona bir melek şöyle seslenir:

«Sana ne mutlu! Güzel bir yolculuk yaptın. Kendine Cennette barınak hazırladın!»” (Tirmizî, Birr, 64/2008; İbn-i Mâce, Cenâiz, 2)

“Hasta ziyâretinde bulunan kimse, dönünceye kadar Cennet yolundadır.” (Müslim, Birr, 39)

“Bir Müslüman, hasta bir Müslüman kardeşini ziyârete gittiğinde, dönünceye kadar Cennet hurfesi içindedir.”

“–Ey Allâh’ın Resûlü, Cennet hurfesi nedir?” diye sorulunca da:

“–Cennet yemişidir.” buyurdular. (Müslim, Birr, 40-42)

Bu mühim vazîfeyi ihmâl etmek ise, Müslüman için büyük bir kayıp ve ağır bir mes’ûliyettir. Peygamber Efendimiz bunu şöyle haber verir:

“Allah Teâlâ, kıyâmet gününde şöyle buyurur:

«–Ey Âdemoğlu! Hastalandım, Ben’i ziyâret etmedin!» Ademoğlu:

«–Sen Âlemlerin Rabbi iken ben Sen’i nasıl ziyâret edebilirdim?» der. Allah Teâlâ:

«–Falan kulum hastalandı, ziyâretine gitmedin. Onu ziyâret etseydin, Ben’i onun yanında bulurdun. Bunu bilmiyor musun?…” (Müslim, Birr, 43)

HASTANIN DUASI MAKBUL  MUDUR?

Fahr-i Kâinât -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, hastanın yaptığı duânın meleklerin duâsı gibi olduğunu bildirmiş[1] ve:

“Hastayı ziyâret edin ve ondan size duâ edivermesini isteyin. Zira hastanın duâsı makbuldür. Günâhı da affedilir.” buyurmuştur. (Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, II, 57)

Hastanın yanında ümitvâr olunmalı ve Efendimiz’in şu tavsiyesine uyulmalıdır:

“Hasta veya ölünün başında bulunduğunuz zaman güzel sözler söyleyiniz. Zîrâ melekler sizin duâlarınıza âmîn derler.” (Müslim, Cenâiz, 6; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 15)

KELİME-İ TEVHİD TELKİN EİDLMELİ

Şayet hasta ölmek üzere ise, ona; “Lâ ilâhe illallah” diyerek telkinde bulunulmalıdır.[2] Fakat bu hususta hastayı zorlamak veya Kelime-i Tevhîd’i söylemesi için ısrarcı olmak da doğru değildir. Zîrâ sıkıntılı ânında hastayı kızdırarak “Lâ ilâhe illallah” demeden ölmesine sebep olunur ki, bu da en büyük felâketlerden biridir.

HASTA ZİYARETİ KISA TUTULMALI

Ayrıca hasta ziyâreti kısa tutulmalı, bir ihtiyacı varsa seve seve yerine getirilmelidir.

[1] Bkz. İbn-i Mâce, Cenâiz, 1.

[2] Bkz. Müslim, Cenâiz, 1-2.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 2, Erkam Yayınları

HASTA ZİYARETİNE GİDERKEN OKUNACAK DUA

HASTA ZİYARETİNE GİDERKEN OKUNACAK DUÂ

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
AİLE EFRADININ HAK VE VAZİFELERİ

İnsan, fıtratı îcâbı bir âile kurmaya ve o âile içinde yaşamaya muhtaçtır. Bunun hâricindeki bir hayat, insana huzur ve saâdet...

Kapat