CEMAATİNE KAVUŞMAK İÇİN YOLA DÜŞEN CAMİ

0

Sevdiği için yollara düşen âşığı, şeyhini bulmak için yollara düşen dervişi ve ilim için yollara düşen müridi duymuştuk lakin cemaatine ulaşmak için yollara düşen cami çok da aşina gelmedi kulaklarımıza… O yüzdendir bu hikâyeye kulak kesilişimiz.

Inuvik, Kanada’nın en kuzeyinde, kutup dairesinde yer alan bir kasaba. Eksi elli dereceye ulaşan soğuklar, iki ay süren gündüz ve geceler kasabanın ilk dikkat çeken özellikleri. Kızgın güneşin yıl boyu hüküm sürdüğü çöllerden doğan bir dinin ve ceziret-ül arab güneşinin tenine meftun olduğu bir peygamberin takipçilerini orada bulmayı çok da beklemiyor insanlar ama işte oradalar ve sayıları her geçen gün artmakta.

KUTUPLARDA BİR CAMİ

3500 nüfusa sahip şehirde yaklaşık yüz Müslüman yaşamakta. Aralarında birkaç tane yerli Müslüman bulunsa da çoğu iş bulabilme ümidiyle çok uzaklardan kalkıp gelmiş bu soğuk topraklara. Sudanlı, Mısırlı, Lübnanlı… Öyle böyle bir göç değil bu, artı 50 derece sıcakların olduğu bir memleketten eksi 50 derece soğukların olduğu bir yere gelmek gurbetin en garip hali olsa gerek. Yüz derecelik sıcaklık değişikliğinde su bile halden hale girerken, onlar kimliklerini kaybetmemek için gayret ediyorlar.

Sayıları artınca bir mescide ihtiyaç duyan ve terkedilmiş 50 yıllık bir karavanı bu amaçla kullanmaya başlayan Inuvik Müslümanları artık bu karavana sığmıyorlar çünkü karavan 25-30 kişiyi ancak almakta. Ama ne yazık ki çok da bir seçenekleri yok. Inuvik’teki zorlu yaşam şartlarından kaynaklanan kalifiye eleman ve malzeme azlığı fiyatları da etkiliyor. Yeni bir mescid için usta veya malzeme bulmak ateş pahası. Inuvikli bir Müslüman o an ki durumu şöyle özetliyor: “Çoğumuz dar gelirli aileleriz, yeni bir mescidin tek başımıza üstesinden gelmemiz olanaksızdı, tek yapabildiğimiz Allah’tan bize bir cami göndermesini dilemekti.” Bir süre duraklayıp gülümsedikten sonra ekliyordu: “Bunu dilerken aynen bu şekilde olacağını asla tahmin etmemiştik.”

The Zubaidah Tallab Foundation Kanada’nın güney kesimlerinde bulunan Winnipeg şehrinde kurulmuş bir yardım kuruluşu. Inuvik Müslümanlarının bu ihtiyacından haberdar olan kurum onlar için ne yapabileceğini düşünmeye koyulur. Yapılan hesaplar sonucunda ilk etapta çılgınlık olarak yorumlanabilecek çok ilginç bir durum ortaya çıkar. Mescid’in Winnipeg’de yapılıp gönderilmesi, direkt Inuvik’te yapılmasına göre kargo masrafları da dâhil yüzde 30 daha kârlıdır. İşte bir caminin serüveni de tam burada başlayacaktır.

ZORLU TAŞIMA SÜRECİNE ZAMANLA YARIŞ DA EKLENMİŞ

Karar alınmıştır, mescid Winnipeg’de inşa edilecek ve Inuvik’e yollanacaktır. Kargo şirketleri ile de görüşüldükten sonra plan şekillenir. Winnipeg’den Inuvik’e toplam 4200 km yol katedecek caminin yolunun 2400 kilometresi Hay nehrine kadar bir tır yardımıyla kara yoluyla, 1800 kilometresi ise Mackenzie ve Hay nehirleri üzerinde bir gemi aracılığıyla katedilecektir çünkü Inuvik’i çevreleyen büyük nehirleri aşıp şehre ulaşmak kara yoluyla mümkün değildir. Nehirlerin donduğu çetin kış aylarında ise şehre sadece hava yolu ile ulaşılabilmektedir, o da hava şartları müsait olduğu sürece.

Winnipeg’de 140 metrekarelik yaklaşık 100 kişinin aynı anda secdeye gidebileceği büyüklükte prefabrik bir mescid inşa edilir. Hazırlıklar vakit alınca mescid nehir donmadan önce Inuvik’e kalkacak mevsimin son gemisine ancak yetişebilecek şekilde Winnipeg’den uğurlanır. Böylece zorlu taşıma sürecine zamanla yarış da eklenmiş olur.

Cami tamamlanıp gönderilmeden bir gün önce yine Winnipeg’de oturan ve yeni bir sinema şirketi kuran iki sinema tutkunu Müslüman kız kardeş Saira ve Nilufer Rahman, tevafuk eseri durumdan haberdar olurlar ve bu yolculuğun izlenmesi ve belgelenmesi gereken bir yolculuk olduğuna karar verirler. Böylece caminin zorlu ama kutsal serüveni kaydedilmiş olacak ve bu yolculukla ilgili bir belgesel hazırlanacaktır.

KAYITLARA DÜNYANIN EN UZUN MESAFELİ EV HAREKETİ OLARAK GEÇTİ

Yolculuk beklenenden zorlu geçer. Dar bir köprüden geçerken nehre düşme tehlikesi yaşayan cami, bir an herkese “buraya kadarmış” dedirtir ama ekibin gayretleriyle cami kurtarılır. Yollarda geçirilen kontroller, kapalı yollar ve benzeri hesapta olmayan problemler çıkınca limana geç kalınır ve gemi şirketinden gemiyi iki gün daha bekletmesi rica edilir, çünkü bu gemi nehir donmadan önce kalkacak son gemidir ve bir sonraki gemi tam yedi ay sonra kalkacaktır. Şirket iki gün bekler ama cami yine de yetiştirilemez. Daha fazla beklemeyi kabul etmeyen gemi şirketi, yola çıkmaya niyetlense de hava koşulları yüzünden yine de limandan ayrılamayacaktır. Böyle olunca son anda da olsa gemiye yetişilir ve kuzey kutbuna doğru nehir yolculuğu başlar.

Gemi Inuvik limanına 24 Eylül’de ulaşır. Üç haftayı aşan yolculuğun sonunda cami tek parça halinde Inuvik’e varmıştır. Gemi, limanda bu tarihî olaya tanıklık etmek isteyen bir avuç Inuvikli Müslüman tarafından tekbirlerle ve gözyaşlarıyla karşılanır. Mescidin bu yolculuğu kayıtlara dünyanın en uzun mesafeli ev hareketi olarak geçer.

GECE YARISI GÜNEŞİ MESCİDİ

Cami Inuvik’e ulaştıktan sonra ibadete açılması için yapılan hazırlıklar da yaklaşık bir buçuk ay sürer. St. Catherines’de yaşayan bir marangoz olan Fathallah Fargat caminin hikâyesinden etkilenip Kanada’nın diğer bir ucundan Inuvik’e kadar mescidin kurulmasına yardım etmek amacıyla gelir ve mescidin 10 metrelik minaresinin yapılmasını da sağlar. Son müdahaleler yapıldıktan sonra cami 10 Kasım 2010’da ibadete açılır. Açılışa Müslüman, Hrıstiyan, Eskimo ve Alaskalı halk ile sivil toplum örgüt liderleri de katılır.

Mescide Midnight Sun Masjid (Gece yarısı güneşi mescidi) ismi verilir. Gerçekten de caminin hikâyesi Inuvik’tekiler için gece yarısı doğabilecek bir güneş gibi mucizevîdir. Gece Yarısı Güneşi Mescidi artık Amerika kıtasının en kuzeyde yer alan mescidi ünvanına sahiptir.

Rahman kız kardeşler tarafından 200 saatlik video kayıtları içerisinden yaklaşık iki sene süren çalışmalar sonunda tamamlanan ve “Arctic Mosque” (Kutup Cami) adı verilen belgesel ilk olarak geçtiğimiz hafta Kanada ulusal kanalı CBC’de gösterildi. Belgeselde yol boyunca caminin başından geçen tehlikeler, karşılaşılan zorluklar, kimi zaman biten kimi zaman tekrar yeşeren ümitler, yolculuk esnasında karşılaşılan insanların verdiği tepkiler, caminin Inuvik’e ulaştığı anlar, sonrasında ibadete hazır hale getirmek için gösterilen çabalar ve açılıştan görüntüler dâhil olmak üzere yolculuğun tüm detayları mevcut.  Yapımcıları tarafından çeşitli festivallere de gönderilmesi planlanan belgesel umarız en kısa zamanda bizim ekranlarımıza da bir şekilde ulaşır. Şimdilik yapabileceğimiz unutmamak için bir kenara not etmek.

Notlar:

-Dünyada geleneksel mimariye sahip camiler içinde en kuzeyde bulunanı, Rusya’da, Sibirya bölgesindeki Norilsk şehrinde bulunan Masjid Nurd Kamal. Enlemi: 69°20’27”.

-Geleneksel mimariye sahip olmasa da Norveç’in Hammerfest şehrinde bulunan ve mescid olarak kullanılan daire, bulunduğu enlem itibariyle şu an dünyada en kuzeyde bulunan mescid olarak kullanılan yapı. Enlemi 70° 39′ 50″.

-Inuvik’te bulunan Gece Yarısı Güneşi Mescidi, Amerika kıtasının bulunduğu yarım kürenin en kuzeydeki camisi olma özelliğine sahip. Enlemi 68° 21′ 42″.

-Dünyanın en güneyde olma özelliğine sahip camisi ise Invercargill, Yeni Zelenda’da bulunmakta.

-Yeryüzünün mescid olduğu gerçeğinden yola çıkarsak dünyanın en kuzeyde yer alan mescidi bizce kuzey kutup noktasıdır. Enlemi 90°.

Kaynak: Dünya Bizim

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
UHUD SAVAŞI’NDA ŞEHİT OLAN SAHÂBÎLER

Uhud Savaşı’nda kimler şehit düştü? Uhud Savaşı’nda kaç Müslüman şehit oldu? İşte Uhud şehitleri... Müşrikler Uhud’u tamâmen terk ettikten sonra...

Kapat