Karanlık bir ortamda ve ortada daha hiçbir doku ve organ taslağı yokken bütün sistem birbiriyle bu koordineli çalışmayı nasıl yürütmektedir? Hücreler birbirleriyle nasıl haberleşmektedir? Her organdan kaç adet olması gerektiğine nasıl karar verilmektedir?
Her şeyden habersizmiş gibi bölünerek çoğalan ve süratle rahme doğru ilerleyen zigotun yaptığı işlere baktığımızda harikulâde bir plân, incelikli ve sanatlı bir tasarım, hiçbir tesadüfe havâle edilemeyecek kadar mükemmel olan bir işleyiş görmekteyiz. Bunlardan biri de zigotun rahme gömülmesi esnasında yaşanmakta olup, akıl sahibi hiç kimse bunu düşünmeden geçmemelidir.
İnsanın tohumu olan zigot, rahme tutunurken, yumurtalıktan yumurtayı bırakan hücreler, onun sağlıklı bir şekilde rahme yerleşmesini sağlayan bir hormonu salgılar. Ayrıca beyne bir sinyal gönderilerek yumurtalıktan yeni yumurta çıkışı durdurulur. Zira ilkah olduğunda ve hâmilelik oluştuğunda, artık yeni yumurta çıkışına ihtiyaç yoktur.
Sanat harikası insanın var oluşunda ilkah/döllenme hâdisesinin nerede olduğunu ve kısaca bunun sebeplerini Dr. Betül Nefise İnal anlatıyor.