zafer

Namazlarda Kabe'yi Gören Osmanlı Sultanı

Murad Hüdavendigâr, büyük bir ahlâkî, irâdî ve idârî güce sahipti. Yaptıkları, dâhiyâne idi. Şer’î kânunları büyük bir titizlikle tatbik eder, geliştirip güçlendirirdi. Ânî karar vermedeki mâ­hi­râne hasleti, kendisine çok zaferler kazandırmıştır.

Sultan I. Murat'ın Duâsı Nasıl Kabul Oldu?

Priştine’nin güney batısındaki Kosova sahasında, müttefik haçlı kuvvetleri ile Osmanlı ordusu karşı karşıya geldi. Müttefikler, yaklaşık yüz elli bin kişilik bir orduya sahipti. Osmanlı ordusu ise, ancak altmış bin kişi idi.  Sultan I. Murat'ın muharebenin nihayetinde şehit olacağı Kosova ovasında yaşananlar ve hünkarın son sözleri...

Çanakkale Zaferinde İlâhî Yardım

Çanakkale Harbi’nde meydana gelen ilahi yardımlardan birini yaşayan Çanakkale müstahkem mevkî kumandanı Mirlivâ Cevat Paşa yaşadıklarını anlatıyor.

Her Mehmetçik İçin Bir Kitap Yazılabilir

Altınoluk Dergisi, Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı münasebeti ile “Çanakkale Mahşeri” kitabının yazarı Mehmet Niyazi Özdemir ile Çanakkale üzerine özel bir mülakat gerçekleştirdi. Sizler için alıntıladık…

Kimlerin Sâyesinde Rızıklandırılıyoruz?

İnsanoğlu, mahlûkât içinde en mükerrem olarak yaratılmıştır. Güçlü-güçsüz, sıhhatli-sıhhatsiz, bilgili-bilgisiz, zengin-fakir gibi fertler arasındaki farklılaşma ve kademeleşme ise, toplum nizâmnın te’sîsi ve ictimâî hayâtın âhengini te’mîn içindir. Bu kademeleşmede  ehemmiyetli bir yer teşkil eden zenginlik ve fakirlik, birbirine zıt iki iktisâdî durumdur.

O Kaleyi Haçlılara Teslim Etmedi

Tiryaki Hasan Paşa... Kanije müdafaasıyla meşhur mücahid Osmanlı kumandanı. Enderûn’da yetişti. Sultan Üçüncü Murad’ın şehzadeliğinde Manisa’ya gönderildi, onun baş musahipliğini yaptı. Ve sultan Üçüncü Murad Han Osmanlı tahtına geçtiğinde rikâbdâr-ı şehriyâri oldu. Rikâbdâr: Sultanın doğrudan doğruya emrinde bulunan başlıca adamlarındandır. Beylerbeyilere, Kırım hanına kılıç, kaftan, hatt-ı hümâyun ve ferman götürmek, padişah fermanlarıyla işleri yürütmek rikâb-ı hümâyun ağalarının göreviydi. (Eyyûbî Efendi Kānûnnâmesi, s. 35).