vakıf arazisi

Osmanlı'nın İnsanı Yaşatan Kurumu

Hazret-i Pey­gam­ber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve O’nun seç­kin sa­ha­bî­le­ri­nin yü­rü­dü­ğü yo­lu tâ­kip et­mek­te bü­yük bir di­râ­yet ve has­sâ­si­yet gös­ter­miş olan Os­man­lı­lar, ken­di dö­nem­le­ri­ne ge­lin­ce­ye ka­dar bel­li bir öl­çü­de de­vam et­miş olan va­kıf te­sis et­me fa­zî­le­tin­de zir­ve­ye ulaş­mış­lar­dır.

Vakıf Kurmaktaki Esas Gaye Nedir?

Va­kıf te­si­sin­de­ki esas gâ­ye, Al­lâh’ın rı­zâ­sı­na nâ­il olup âhi­ret se­lâ­me­ti­ne er­mek­tir. Tâ baş­lan­gı­cın­dan be­ri va­kıf­lar, bu min­vâl üze­re ku­rul­muş ve ay­nı şe­kil­de de­vam et­miş­tir. Öy­le ki bu gâ­ye, «et-ta­kar­rub ilâl­lâh» (Al­lâh’a ya­klaşmak) şek­lin­de ve­ci­ze­leş­ti­ril­miş ve vak­fın sıh­hat şart­la­rın­dan bi­ri ola­rak ka­bul edil­miş­tir.