Zikrin temiz bir vicdanla îfâsı da son derece mühimdir. Bu sırra binâendir ki, ehlullah hazarâtı evrâd ü ezkâra umûmiyetle tevbe ve istiğfarla başlamışlardır.
İstiğfar; kulun kendisindeki varlık, benlik ve enâniyet duygularını bertaraf ederek; “Aman yâ Rabbi! Ben âcizim, Sen kâdirsin, merhamet sahibisin! Ben ise Senʼin rahmet ve mağfiretine muhtaç hakir bir kulunum. Lûtf u kereminle rahmetini benim üzerimde tecellî ettir.” diyebilmesidir. Bu niyâzını da yalnız sözde bırakmayıp, sâlih amellerle fiilen tescil ettirmesidir.