İslam'ın en mühim görevlerinden biri olan "Tebliğ" vazifesi hayatımızın neresinde? "Tebliğ" vazifesi için ne kadar zaman ayırıyoruz? Peki ya yapmak isteyip yapamayanlar, hayatımızdaki tebliğ eksikliğinin sebebi nedir?
Peygamberimiz (s.a.v) tebliğ ederken nelere katlandı? Nasıl saldırılara maruz kaldı? Fakat Efendimiz her seferinde daha çok tebliğ için daha çok çalıştı. Hiçbir zaman davasından geri durmadı. İşte Efendimiz'in tebliğ hassasiyeti...
İnsanda rûhâniyet ve nefsâniyet, bir terâzinin iki kefesine benzer. Biri hafiflediğinde diğeri ağırlık kazanır. Dolayısıyla gönüller, fânî hazlardan uzaklaşmadıkça bâkî lezzetlere kavuşulamaz. Tıpkı çocukların sütten kesilmedikçe yüksek gıdâlara ve hayâtî lezzetlere eremedikleri gibi.
Müʼmin, kendisini ulaşabildiği bütün insanlardan, hattâ devrin gidişâtından mesʼul gören hassas bir vicdan ve diğergâm bir rûha sahip olmalıdır.