Orucu, nefsânî zaaflarla zedelememek; bilhassa dili, dedikodu, gıybet, yalan, iftirâ ve mâlâyânîden muhâfaza etmek, yani çirkin konuşmalara karşı dile de “sükût orucu” tutturabilmek îcâb eder.
Oruç, aslında tam bir imsaktir. Yani yemeden içmeden, cinsel isteklerinden nefsi tutmak demektir. Bunun yanında ağzını yalan konuşmaktan, kötü söz söylemekten, dedikodu yapmaktan alıkoymak, başkalarına sataşmaktan ve zarar vermekten diğer organlarını da çekmek bu imsak kavramının tabii bir uzantısıdır. Oruçtan beklenen sonucun alınabilmesi için bu noktalara titizlik gösterilmesi gerekmektedir.
Dinimize göre oruçlu kimseler için makbul görülen iş ve davranışlar nelerdir? İşte cevabı...
Ramazan ayında orucu nefsânî zaaflarla zedelememek; bilhassa dili, dedikodu, gıybet, yalan, iftira ve mâlâyânî mevzulardan muhâfaza etmek, yani çirkin konuşmalara karşı dile de “sükût orucu” tutturabilmek îcâb eder.
Oruçluyken yanlış hâl ve tavırlar içinde olanlara Rasûlullah (s.a.) Efendimiz’in pek çok îkazları bulunmaktadır. Bunlardan birinde şöyle buyrulur: “Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini-içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhârî, Savm 8, Edeb 51)
Orucu, nefsânî zaaflarla zedelememek; bilhassa dili, dedikodu, gıybet, yalan, iftirâ ve mâlâyânî mevzulardan muhâfaza etmek, çirkin konuşmalara karşı da dile “sükût orucu” tutturabilmek îcâb eder.