Ramazân-ı şerifler; kulluk hayatımızdaki nâdanlıkları, gafletleri, tefekkürden uzak geçen zamanları, durgunlukları, ihmalleri, zaafları silip süpüren; insanın mânevî hayatına yeni bir canlılık, zindelik, heyecan, şevk ve aşk getiren ilâhî hediyelerdir.
Düşünmeliyiz ki geçen Ramazân-ı Şerîfʼte hayatta olan eş, dost ve akrabamızdan bâzıları artık aramızda değiller. Geçen Ramazan, onların son Ramazanʼıydı. Bizler de bu gufrân ayını son Ramazanʼımız olabileceği şuuruyla değerlendirip ondan tertemiz çıkmaya gayret etmeliyiz.
Mübârek Kur’ân ve gufran iklimini, ömrümüzün son fırsatı olarak değerlendirebilirsek, ondan istifademiz âzamî derecede olacaktır. Ramazân-ı şerifleri Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve Hak dostlarının şevk ve iştiyâkıyla ibâdet ve tâat ile doldurmamız îcâb eder.