Gönül insanı için Kur’ân-ı Kerîm, tefekkür dünyasının derinliklerine açılan ihtişamlı bir kapıdır. Bu sebeple Hak dostları da Kur’ân’ın her kelimesinden, hattâ her harfinden değişik sır tecellîlerine mazhar olmuşlardır. Onlar, bütün ilimler ve te’lif etmiş oldukları eserlerin, Kur’ân nûrundan bir tecellî olduğunu ifâde etmişlerdir.
İnsanın maddî yapısının yanında rûhî tarafı da vardır. Maalesef bugün insanların çoğu, sadece maddî ihtiyaçlarını temin için gayret sarf etmektedir. Hâlbuki insanın bedeni fânî, rûhu ise bâkîdir.