Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı kendisine yöneltilen "Ramazanda tutulamayan oruçlar şevval orucu niyetiyle tutulabilir mi?" sorusunu cevaplandırdı.
Resûlullah Efendimiz, farz olan Ramazan orucunu büyük bir şevkle edâ ettikten sonra, sık sık nâfile oruç tutmaya da devam ederdi. Bilhassa pazartesi ve perşembe günleri oruçlu olmayı tercih ederdi.
Hadislerde Ramazan'la beraber gelen ve diğer gün ve aylardan farklı olan imkân, bereket, rahmet ve mağfiret vardır. Ramazan ayına ait olan bu ayrıcalıkları yaşayabilmek için, bu ayın girdiğinin nasıl anlaşılacağı herhalde bütün mü'min gönül ve kafaları haklı olarak meşgul edecektir. Çünkü bu büyük fırsatın kaçırılmaması gerekir.
Oruç, Allah tealâ ve tekaddes hazretlerinin, kulları üzerine (Ramazan orucu) farz kıldığı mühim bir emridir.
Yapılacak haccın geçerli (sahih) olabilmesi için şu şartların bulunması gerekir.