“Kızma, çünkü kızmak duyguları ve hareketleri bozar” buyurulmaktadır. Bir başka hadiste de“ Kızma, cennete gir!” buyurulmak suretiyle, kızgınlığın neye mâlolacağını, kızmamanın ne kazandıracağını göstermektedir.
Aşağıda ifade edilen hadis, bir hanım sahâbînin ölüm olayı karşısında ne ölçüde sabır gösterebildiğini belgelemekte, dolayısıyla bizlere sabırlı olma konusunda güzel bir örnek sunmaktadır.
İslam'da başa gelen dünyevî bir belâ ya da musibetin ağırlığı karşısında ölüm istemek yasaktır. Çünkü böyle bir hareket -Allah korusun- neticede intihara kadar gidebilir. Halbuki sabır gösterip dayanmak o sıkıntıdan kurtulmaya vesile olacaktır.
Efendimiz, başına gelen sıkıntıya sabreden müslümanın günahlarının, güz mevsiminde ağaç yapraklarının dökülmesine benzer şekilde döküleceğini müjdelemiştir.
Peygamberler, insanlara davetlerini ulaştırmak için nice sıkıntıları göğüslemişlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), önceki bir peygamberin halini anlatarak, kendi tutumuna delil getirmekte, sabrın peygamberlerce paylaşılan bir meziyet olduğunu göstermektedir.
Dünyada belâya sabır, âhirette insana cenneti kazandırır. Gücü yeten için azimete sarılmak, ruhsat ile amel etmekten daha üstündür.
Enes İbni Mâlik radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir: “Allah Teâlâ buyuruyor ki: “Kulumu, iki gözünü kör etmekle imtihan ettiğim zaman sabrederse, gözlerine karşılık olarak cenneti veririm.” [1]
Sabır gerektiren büyük imtihanlara sadece müslümanlar değil, önceki ümmetlerden bazı mü’minler de tâbi tutuldu. Onların inançları uğrunda katlandıkları işkenceleri hatırlatarak, müslümanların, karşılaştıkları sıkıntılara sabretmelerini, dinlerine olan bağlılık ve güvenlerini yitirmemeleri bu kıssada anlatılmaktadır.
Hz. Peygamber’in, kızı Zeyneb’e haberci ile ulaştırdığı sözleri, tam bir tâziye ve teselli örneğidir: “Alan da veren de Allah’tır. Her canlının belli bir ömrü vardır. Sabretsin ve ecrini Allah’tan beklesin.” İşte bu hâl, başa gelene rızâ çizgisidir. Sabır da zaten her zamankinden çok böyle yerde gereklidir.
Hz. Peygamberin son anlarını gören kızı Hz. Fatıma'nın yaşadığı üzüntü ve sabrı ümmete örnek olmuştur.