Rasûlullah

Ömür Boyu Kimseye "öf!" Bile Demeden Yaşayabilir Misin?

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- insan neslinin en mülâyimi idi. (Müslim, Hac, 137) Âişe vâlidemiz şöyle der: “Ahlâkı Hazret-i Peygamber’den daha güzel bir başkası yoktur. Ashâbından veya âilesinden kim O’nu çağırsa hemen, «Buyur!» derdi.

Yiğitsen Öfkeni Yen

Câfer-i Sâdık Hazretleri buyurur: “Kimin rızkı daraldıysa, hemen istiğfârı çoğaltsın!”

Neml Sûresindeki Tefekkür İzleri

Neml Sûresinde, Kur’ân’ın hikmet sahibi ve her şeyi bilen Cenâb-ı Hak tarafından gönderildiği îzah edilir. Allah Teâlâ’nın kudretinin büyüklüğü, şânının yüceliği, Peygamber’ine lûtfettiği mûcize ve yardımların, her türlü tasavvurun üzerinde bir ulviyyete sahip olduğu anlatılır.

Taşlar Arasında Bir Yakut Gibiydi

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Allâh Teâlâ’nın izni olmaksızın kendi irâdesiyle mûcize meydana getiremeyeceğini, zîrâ kendisinin de onlar gibi bir insan olduğunu bildirmiştir.

Gördüğü Her Rüya Gerçekleşiyordu

Âlemlerin varlık sebebi Peygamber Efendimiz, nezih bir gençlik ve ulvî bir âile hayâtı ile sergi­lediği müstesnâ mükemmelliklerin ardından, kırk yaşlarında iken peygamberlik mertebesine nâil oldu. Kırk yaşına altı ay kala, ilâhî kudret O’na Mekke’deki Hirâ Mağarası’nı kudsî bir mektep olarak açtı.

Peygamber(s.a.v)'in Ulvî Teşrîfi İle Vukû Bulan Hâller

Beklenen Nûr, milâdî 571 yılının 20 Nisan’ına tesâdüf eden 12 Rabîulevvel Pazartesi sabahında tan yeri ağarırken zuhûr âlemine tenezzül ederek Abdullâh ve Âmine’nin izdivac kucağında dünyâmızı şereflendirdi.