Ramazân-ı şerîf, âdeta yoğunlaştırılmış bir mânevî tekâmül mektebi… Öyle ki; gönülleri zenginleştiren, kalplere seviye kazandıran; oruç, iftar, sahur, terâvih, mukãbele, duâ-zikir, fitre-zekât, îtikâf, Kadir Gecesi ve bayram, bu mektebin temel dersleri… Bütün bu dersleri lâyıkıyla idrâk edip imtihanlarından yüksek not alabilmek ise, ilâhî af bayramına ererek ebedî kurtuluş berâtını alabilmenin en güzel yolu…
Ramazan ayının faziletiyle ilgili hadislerde değişik rivayetler vardır. İşte bunlar arasından seçtiklerimizle Ramazan'ın 5 güzelliği...
Nefsimizin boynu az da olsa eğilmeye başlamışken var mısınız ömür orucuna niyet etmeye?
Ailenin reisi olan kocanın hakkı, bir hanım için nafile oruç tutmaktan daha önce gelir. Bu sebeple kadın, kocasının iznini almadan nafile oruç tutamaz. Farz olan Ramazan orucu bu iznin dışındadır. Çünkü Ramazan'da karı ve koca her ikisi de oruç tutmakla mükelleftir.
İbadetler günahları dezenfekte etmektedir. Ramazan orucu da bir önceki Ramazan ile arasındaki günahların bağışlanmasına sebeptir. Tabiî büyük günahlardan sakınmak şartıyla...
Bu hadisin zahirine bakarak, İslam'da beş esastan birini terk edenin müslüman olmayacağı anlaşılabilir. Fakat durumun böyle olmadığında ümmetin âlimlerinin icmâı vardır. Şu kadar var ki, bunlardan birini inkâr eden veya terk etmeyi helâl sayan kimse mü’min ve müslüman kabul edilmez. İnkâr etmeyerek veya helâl saymayarak yerine getirmeyen büyük günah işlemiş olur.
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cennette reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. "Oruçlular nerede?" diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez."