Yazının başlığı tuhaf görülebilir. Hiç ‘bayramsız Ramazan olur mu?’ denebilir. İlk bakışta böyle görüp böyle soranlar haklıdırlar. Zira şimdiye kadar her Ramazan’ın sonunda öyle veya böyle bayram yapıldı. Yapılması da dinen gereklidir. Bir ay oruç tutup, teravih kılanlar, uykularını terkedip sahura kalkanlar, daha fazla Kur’an okuyanlar, hatim indirenler, zekât ve sadaka verenler sevinsinler diye bayramda oruç tutmak bile haram veya tahrimen mekruh görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı, Ramazan ayının sağlıklı geçmesi için örnek iftar ve sahur sofrası hazırladı.
Türkiye'nin her bölgesinde tüketilmesine karşın Karadeniz kültürü ve mutfağının değişmez bir parçası olarak en çok yemeği bu coğrafyada yapılmaktadır. Peki hamsiyi hiç böyle denediniz mi?
Yeme, içme ve giyinme gibi hususlarda îtidalden ayrılmamalıyız. Sofra başında iken, yiyeceğimiz lokmaları bulamayanları, zâlimlerin zulmü altında aç bir şekilde ağlayan muzdaripleri, bilhassa mazlum ve bîçâre din kardeşlerimizi düşünmeli, aşırı yemek hususunda nefsimizi frenlemeli ve; “Acıyın bize! Ey merhamet, neredesin?” feryatlarına karşı, duyarlı olmalıyız.