Ebû Tarîf Adî İbni Hâtim et-Tâî radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim demiştir: “Bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere yemin eden, sonra da (yemininin) zıddını takvâya daha uygun bulan kimse, (yemininden vazgeçip) takvâya yönelsin!” (Müslim, Eymân 15)
Rasûlullah (sav) buyurdular: “Benim sünnetimi kim canlı tutarsa, beni seviyor demektir. Beni kim severse, cennette benimle beraber olur" (Tirmizî, İlim 16)
Günahları küçümsemek, Allah saygısının azlığına delildir. Ashâb-ı kirâm, Allah’a karşı duydukları derin saygıdan dolayı, küçük günahları bile helâk sebebi sayarlardı. Çünkü onlar hatanın küçüklüğünü değil, emrine karşı gelinen Allah’ın büyüklüğünü dikkate alırlardı.
Her gelen gün, geçen günü aratacak kadar kötü müdür? Kıyamete yaklaştıkça fesat yaygınlaşacak mı? Dünya kötüye mi gidiyor? İşte bir hadis-i şerif çerçevesinden bunun cevabı.
İslâm’da iyi bir çığır açan kimseye, bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey noksanlaşmaz. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayrılır. Fakat onların günahından da hiçbir şey noksanlaşmaz. İslam'da iyi veya kötü çığır açmakla ilgili ayetler ve hadisler...
Türkiye'de aşûre günü diye meşhur olan muharrem ayının onuncu (âşûrâ) günü, nâfile oruç tutma günlerindendir. Aşağıdaki üç hadis rivayeti bu günde tutulacak orucun faziletini açıklıyor.
Peygamber Efendimiz hayır işlemek için acele edilmesine müsaade etmiş ve kendisi de böyle yapmıştır. Dinimizde hayır işlemekte ne kadar süratli davranmanın gerektiğini ortaya koyması bakımından bize verilen önemli bir ruhsattır, hayırlı işlerde acele etmek.
Dindarlık gayretiyle de olsa İslam'da aşırılık aslâ doğru değildir. Çünkü ne kadar iyilik ve ibadet yaparsa yapsın, bir insan bu hareketleriyle kurtuluşunu temin edemez. Zira kurtuluş Allah Teâlâ’nın lutfu iledir. O halde yapılacak iş, mu’tedil ve müstakîm bir çizgide dini yaşamaya, onun esaslarına tüm hayatında bağlı kalmaya, gücü ölçüsünde çalışmaktan ibarettir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Benim sünnetimden yüz çeviren kimse benden değildir." buyuruyor. Allah’a yakın olmak isteyenler, orta yolu tutmalı, ölçülü olmalı ve Hz. Peygamber’i kendilerine örnek almalıdırlar. Peygamber’in sünnetinden yüz çevirenler ise bid’ata ve sapıklığa düşerler.
Peygamber Efendimiz'in Ramazandan sonra en faziletli oruç hadisi...