Duada Efendimize (s.a.v) ne kadar salavat getirmeliyiz? Efendimize (s.a.v) bunu soran sahabi Übey İbni Kâ’b nasıl bir cevap alıyor? Hadisi şerifi nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz?
Salevât-ı Şerîfe'yi Rasûlullâh’tan (s.a.v.) öğrenin: Allah’a ve Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) rahmet ve bereket dilemenin yolu...
Abdullah ibn-i Ömer'den (r.a) tüm Müslümanlara örnek bir davranış. Peygamberimize (s.a.v) sürekli, her fırsatta salavat getirmenin önemini asla unutmamalıyız...
Nebiyy-i Muhterem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼe salât ü selâm getirmek, mü’minler için ilâhî bir emirdir. Ve her salavât-ı şerîfe, bizi O Gönüller Sultânı’na yaklaştıran bir vesîledir.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Yanında anıldığım kişi bana tam bir salât ü selâm getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim. Allâh’ım! Benimle alâkasını devam ettirenle Sen de alâkanı devam ettir. Benimle alâkasını kesenle Sen de alâkanı kes.” (Deylemî, el-Firdevs, III, 634)
Her nimet karşılığında bir şükrü gerektirir. Nimetlerin en büyüğü olan Peygamber nimeti de bundan istisna değildir. Yüce Rabbimiz lütfettiği bu nimete şükür olarak Kutlu Elçisine sık sık salat u selam getirmemizi emir buyurmuştur.
Âyet-i kerîmedeki ilâhî ferman mûcibince, O Fahr-i Kâinât’a salât ü selâm getirmek mecbûrîdir. Bu, Cenâbı Hakk’ın Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e karşı bütün ümmetin yapmasını murâd ettiği ve emir buyurduğu âdabdandır.