Nebiyy-i Muhterem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼe salât ü selâm getirmek, mü’minler için ilâhî bir emirdir. Ve her salavât-ı şerîfe, bizi O Gönüller Sultânı’na yaklaştıran bir vesîledir.
Ahzâb sûresinde şöyle buyruluyor: “Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salavât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.” [1]
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile kalbi beraberlik için O'na salat ü selam getirip, duası ile buluşabiliriz. İşte Peygamberimize salavatı şerife getirmenin faziletleri...
Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in hayâtı üzerine yemin etmiştir. Yüce ismini, O’nun ismiyle birlikte zikretmiş ve mü’min bir kul olmayı, O’nun nübüvvetine îman şartına bağlamıştır. Huzûrunda seslerin yükseltilmesine râzı olmamış, mübârek isminin sıradan bir isim gibi zikredilmesini istememiştir. Bütün bunlara ilâveten kendisinin ve meleklerinin, O’na çokça salâtü selâm ettiklerini bildirerek ümmet-i Muhammed’in de aynı şekilde O’na bol bol salât ü selâm getirmelerini fermân eylemiştir.
Üsküdar'da Peygamber Efendimizi anlatan Hilye-i Şerif tablolarının yer alacağı "Resul'e Adanmış Kalem İzleri" sergisi, 6 Ocak - 6 Şubat tarihleri arasında sanatseverlerin beğenisine sunulacak.