Osmanlı toplumu, Pâdişâhından sıradan bir ferdine kadar, büyük bir tasavvuf mektebinde yetişti. Halk ile beraber bütün sultanlar, Edebali silsilesinden feyz aldı. Bütün gönüller, sanki bir rahmet dergâhı hâline geldi. Toplumu vakıflarla âdeta bir ağ gibi ördü. Sarılmadık yara bırakmadı. İnsanın problemini çözdükten başka, hayvanâta ve nebâtâta dahî hizmet eden vakıflar kurdu.
Merhamet, îmânın ilk meyvesidir. Merhamet, bir mü’minin îmânını tescil eden bir alâmet-i fârikadır. Bu yüzden mü’min, aynı zamanda rûhundan rahmet taşıran bir insandır. İşte 8 özelliği ile rûhundan rahmet taşıran insan...