Bir nefesi rahatça alabilmemize karşılık, bütün varlığımızı isteselerdi ne yapardık acaba? Ya da bir gözümüze, bir kulağımıza karşı nelerden tâviz vermezdik ki?!.. Muayyen vakte hasredilmiş ömrümüzde Rabbimizin bizden istediği ne, peki?! Kısaca nimeti vereni bilmek ve O’ndan gâfil olmamak!..
Havadaki oksijen ciğerlerimize nasıl dolar? Koştuğumuzda ya da ateşlendiğimizde hızlanan, istirahatte yavaşlayan bir solunumun hızı neye göre ayarlanır? Bize çok sıradan gibi görünen bu hâdiselerin her biri mûcizevî detaylara sahiptir.
Vücudumuzun oksijene olan ihtiyacı, nasıl ve ne zaman tespit edilmiştir? Onu bizim istifade edebileceğimiz şekilde atmosfere kim yerleştirmiştir? Bir nefesimize teslim olup içeri nasıl girer, niçin hiç direnmez?
Bebeğin anne karnında canlanması nasıl oluyor? Bebeğin anne karnında başlayan hayat hikayesi ibret tablolarıyla dolu, mucizelerle örülü birçok işlemden geçiyor.
Bilim adamları, nefes alıp vermenin ve kalp atışının durması olarak tanımlanan ölümün ardından vücuttaki her bir hücrenin kendi ölüm sürecini başlattığını keşfetti.