Asr-ı Saâdet mü’minleri, namazlarını edâ ederken “Cenâb-ı Hak ile vuslat” heyecanı yaşarlardı. Namazlarını, dünyaya vedâ etmek üzere olan kişinin son namazıymış gibi büyük bir hasret ve huşû ile îfâ ederlerdi.[1]