Tasavvuf hareketi şekilden çok ruha, kabuktan çok öze önem veren bir hayat tarzıdır. Zira tasavvuf zâhirin değil, bâtının yani kalbin ve ruhun terbiyesi ile uğraşır. Sufilere göre iç âlemini temizleyenin dış âlemi kendiliğinden güzelleşir bunun aksine iç âlem terbiye edilmeden zâhir güzelliği bir fayda getirmez.
Gönül genişliği ve iç huzuru bugün geçmişe oranla kaybettiğimiz hasletlerin en başında geliyor. Zira Rabbimiz kalplerin ancak kendisini zikretmekle huzur bulacağını ve itminana ereceğini ferman buyuruyor. Bundan uzaklaştığımız oranda da iç sıkıntıları, stres ve negatif duygular tarafından çepe çevre kuşatılıyoruz.