Sahabinin başından geçen ve Peygamber Efendimiz'den (s.a.v) tasiye aldığı ibretlik kıssa...
Cenâb-ı Hakk’ın şu emr-i ilâhîsi, insanlar arasındaki huzursuzluğun en büyük kaynağına şifâ bahşetmektedir: “Mallarınızı aranızda bâtıl sebeplerle yemeyin! İnsanların mallarından bir kısmını, bile bile haksız yere yemek için, onları hâkimlere rüşvet olarak vermeyin!” (el-Bakara, 188)
İnsanın adâletli davranmakta zorlandığı hususlardan biri düşmanları hakkında verdiği hükümleridir.
Adâlet, İslâm’da o kadar ehemmiyetlidir ki, her hususta ona riâyet emredilmiştir. İnsanlar adâleti hâkim kıldıklarında, Allâh’ın râzı olduğu huzurlu ve rûhânî bir kulluk hayâtı yaşarlar. Adâlet ortadan kalktığında ise, dünya üzerinde hak, hukuk, insaf ve dengeden bahsetmek mümkün olmaz.
Adaletli devlet başkanı, halkının derdine çözüm arar, onları huzur içinde yaşatmaya çalışır ve böylece Allah’ın pek çok kuluna iyiliği ve faydası dokunur. Adaletli yönetim insanların huzur içinde yaşamalarını sağladığı için, Allah Teâlâ âdil yöneticileri sever ve onlardan hoşnut olur.
Çok kazanma uğruna, bitkilerin, hayvanların genleriyle oynanıyor, gıdâların sâfiyeti bozuluyor, haram katkı maddeleri karıştırılıyor, insanların bedenî ve rûhî sağlıkları tehlikeye atılıyor. Böylece ticârî hayat, meşrû rayından çıkarılıyor.