İçtimâî sulh ve sükûnun temininde hayır hasenatın mühim bir yeri vardır. Müslümanlar arasındaki yardımlaşma, cömertlik, diğergâmlık, affedicilik mü’minlerin topluca ve tek yürek hâlinde yaşamalarını sağlar.
Allâh Resûlü’nün gece-gündüz, dar vakitte-rahat zamanda, savaşta-barışta dâimâ “ihsân” hâli üzere bulunduğunda en ufak bir şüphe yoktur. Zira Peygamber Efendimiz hayatı boyunca ihsân şuurunun en güzel örneklerini vermiştir.
İslâm, silm ve selâmet kökünden gelmektedir. Buna rağmen İslam'ı bir savaş dini gibi göstermeye çalışıp anlamayanlara gerçek manada "İslam ne dinidir?" ve "İslam nasıl bir dindir?" sorularının cevapları...
Altınoluk Dergisi, Şubat 2017 sayısında "Din Muameledir" diyor. Evde, okulda, düğünde, camide, misafirlikte, işte, trafikte, hizmette, savaşta, barışta hayata dair her şeyde İslam ölçülerini bize hatırlatıyor.
Din niçin vardır, neden gereklidir? Dinin temel amacı nedir? İslam dininin mahiyeti ve Vahiy meleği Cibrîl'in öz itibariyle bildirdiği dinin üç temel unsuru.
İslâm; hukuk, siyaset, toplum ve ekonomi prensipleri ile çizgileri net bir din olarak başta Kur’ân-ı Kerîm’de, ardından onun tefsiri olarak da sünnet-i seniyyede en geniş tarifi ile karşımıza çıkmaktadır. İslâm bu kadar kesin ve net bir din iken, bugün Müslümanların en büyük problemi, İslâm’ı doğru bir şekilde öğrenip algılamakta yatmaktadır.
Edep, Hak yolcusunun en kıymetli azığıdır. İnsan hem dindar hem de kaba, geçimsiz ve nezâketsiz olamaz.
Büyüklerin hayatındaki, Hak yolunda infak ve hizmet fazîletine dâir ideal davranışlar, bizler için güzel bir nümûnedir.
Cenâb-ı Hak ehl-i kitap hakkında şöyle buyurur: “Ey îmân edenler, Allah’tan korkun. O’nun Peygamberi’ne de îmân edin ki, size rahmetinden iki kat nasip versin, size, aydınlığında yürüyeceğiniz bir nur lûtfetsin ve sizi affetsin. Allah Teâlâ çok mağfiret edici ve çok merhametlidir.” (el-Hadîd, 28)
Kelime-i Tevhîd veya diğer bir tâbirle Kelime-i Şehâdet, bir kişinin, Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığını ve Hazret-i Muhammed -sallâllahu aleyhi ve sellem-’in O’nun kulu ve Rasûlü olduğunu kabul ve îlan ettiği söze verilen isimdir. Şöyle telâffuz edilir: أَشْهَدُ أَنْ لَآ إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ “Şâhitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur ve yine şâhitlik ederim ki Muhammed -sallâllahu aleyhi ve sellem- O’nun kulu ve Rasûlü’dür.”