Tasavvufî düşüncede, varlığın sûret-ma’nâ sarmalı üzerine kurulması, sûretteki sığlığın, ma’nâdaki derinliği perdelemesinden dolayı; varlığın sûreti ile ma’nâsı arasında bir çelişki, eşyânın görünümü ile hakîkati arasında bir zıtlık ortaya çıkmaktadır.