imandan ihsana tasavvuf

Sakal-ı Şerif Yanar mı?

Câ­mi min­ber­le­rin­de bin­bir îti­nâ ile mu­hâ­fa­za edi­len Ra­sû­lul­lâh -sal­lâl­lâ­hu aley­hi ve sel­lem- Efen­di­miz’in sa­kal-ı şe­rîf­le­ri de asr-ı sa­âdet­ten gü­nü­mü­ze ka­dar ge­len fe­yiz­li bir mel­tem gi­bi üm­me­te bir rah­met ol­mak­ta­dır. 1983 yılında yaşanan bir hâdise sakal-ı şerîf'in günümüze kadar nasıl geldiğini en güzel şekilde anlatıyor.

Cennet Kapısının Anahtarı

“Çok zikir; adedi fazla olan değil, gafletten sakınarak ve huzûr ile yapılan zikirdir.”

Her İnsan Müslüman mı Doğar?

Her insan İslâm fıtratı üzere dünyaya gelir. Daha sonra nefis ve şeytan insanın fıtratında kaymalara sebep olur.

Sadaka Verirken İhlas ve Şükrün Önemi

Sırf Al­lâh rı­zâ­sı için ya­pı­lan dav­ra­nış­lar, mu­ha­tap­la­rın kalb­le­ri­ne tesir eder ve on­la­rın ah­lâ­kı­nı gü­zel­leş­ti­rir. Onun için ya­pı­la­cak ha­yır­lar­da mu­hâ­ta­bın kal­bî du­ru­mun­dan çok, bi­zim kal­bî du­ru­mu­mu­zun mü­him ol­du­ğu­nu unut­ma­mak ge­re­kir. Al­lâh Ra­sû­lü -sallâllâhu aley­hi ve sel­lem- bu­yu­rur­lar:

Mürîd, Mürşidini Geçer mi?

Kulu, yaratılışındaki esas gâye ve maksada ulaştıran her türlü yol ve vâsıta, bir vesîledir. Allâh’a yaklaşmak için bu vesîlelere sarılmaya da tevessül tâbir olunmuştur. Daha husûsî mânâda ise, duânın kabulüne sebep olacağı ümidiyle başta esmâ-i hüsnâ, Kur’ân-ı Kerîm, sâlih ameller, peygamberler ve sâlih zâtlar vesîle kılınarak Allah’tan bir şey istemek, arzu edilen bir şeyin elde edilmesi veya arzu edilmeyen bir şeyin def edilmesi için O’na duâ ve ilticâda bulunmak demektir. 

Zikretmek, Tekrarlamaktan İbâret Değildir!

Allâh’ı zikretmek, sırf “Allah” lâfzını tekrarlamaktan ibâret değildir. Zikir, ancak kalpte mekân bulduğu zaman niyet ve amellerin düzelip seviye kazanmasına vesîle olur.