Ramazân-ı şerîf, âdeta yoğunlaştırılmış bir mânevî tekâmül mektebi... Öyle ki; gönülleri zenginleştiren, kalplere seviye kazandıran; oruç, iftar, sahur, terâvih, mukābele, duâ-zikir, fitre-zekât, îtikâf, bin aydan hayırlı Kadir Gecesi ve bayram, bu mektebin temel dersleri... Bütün bu dersleri lâyıkıyla idrâk edip imtihanlarından yüksek not alabilmek ise, ilâhî af bayramına ererek ebedî kurtuluş berâtını alabilmenin en güzel yolu…
Çanakkale’de askerimizin maddî gücü, düşman karşısında yok denecek kadar azdı. Peki Çanakkale Destanı nasıl yazıldı?
Cenâb-ı Hakk’a hamdolsun ki bizleri yine mübârek Ramazan'ın uhrevî iklîmine kavuşturdu. Ramazân-ı şerîf, ömür takvimi içerisinde müstesnâ bir lûtuf ve rahmet ayı... Cenâb-ı Hakk’ın ümmet-i Muhammed’e büyük bir ihsânı, muazzam bir ikrâmı… Mü’minler için mânevî kıymetlerle dolu ilâhî bir hazîne…