İslâm, zulmün normalleştiği bir dünyada insanı boğulmaktan kurtaran; adalet, merhamet ve vicdanla gerçek huzuru önce insanda, sonra toplumda inşa eden ilâhî bir nizamdır.
Huzurlu bir toplum için her birey elini taşın altına koymalı ve hem kendi hem toplum için birşeyler yapmalıdır. Buna huzurlu bir aile ile başlanabilir ve tabiki toplum huzur ve refahını gözetecek davranışlar, yardımseverlik, empati, kul hakkı, şefkat, birbirini gözetme, komşuluk gibi...
Gönüllerini bir dergâh hâline getirmiş olan Hak dostlarında kat’iyyen abus ve asık bir yüz görülemez.