Cemiyetin mağdur insanlarını sevindiren zekâtın, onu verenlere sağladığı kazanç daha büyüktür. Hakîkaten “temizlik” ve “sâfiyet” mânâlarına gelen “zekât”, insanın bâzı kalbî hastalık ve kötülüklerden arınması ve malın temizlenmesi gibi son derece mühim fâideleri ihtivâ eder. Öyle ki, gönlün pâk hâle gelmesi, rûhun sâfiyet kazanması ve nefsin tezkiyesindeki bu temizlik keyfiyeti, aynı zamanda peygamberlerin gönderiliş hikmetlerinden de biridir.
Sultan I. Ahmed, Mısır’da Sultan Kayıtbay türbesinde bulunan Hazret-i Peygamber’in “Nakş-ı Kadem” denilen mübârek ayak izlerini Eyyûb Sultan türbesine getirtmiş, Sultanahmed Camii inşaatı tamamlanınca da bunu, câmiye koydurmak istemişti. Fakat bu esnada gördüğü manidar bir rüya her şeyi değiştirdi. Peygamberimiz’in ayak izi ile Sultanahmet Camii’ne yapılan yolculuk…
Hepimiz, ilâhî imtihan diyârı olan bu cihan mektebinin talebeleriyiz. Kulluk tahsilimiz, ecel tasdiknâmesiyle son bulacak, amellerimizle toprağın sînesine gömüleceğiz.