İnsanlık tarihi boyunca hiçbir filozofun görüşlerini hayatına tatbik ederek saâdet ve selâmete ermiş bir toplum gösterilemez. Onların öne sürdükleri fikirler, yaşanması mümkün olmayan kuru nazariyelerden ibaret kalmış ve umûmiyetle kütüphanelerin tozlu raflarındaki kitaplarda hapsolmaya mahkûm olmuştur. Hayata intikâl ettirilmek istenen bâzıları ise yeryüzünü kan ve gözyaşıyla sulamaktan başka bir işe yaramadan, kısa bir müddet sonra tarihin çöplüğüne atılmışlardır.
Ezan okunduktan sonra okunacak dua...
Peygamberler nübüvvetin feyizlerini almaya oruçla hazırlanmışlar, kemâlin zirvesine ulaşınca bir süre insanlık âleminden uzaklaşmış ve kendilerinde melekî vasıflar tecellî etmiştir. Böylece kalbleri ve dimağları, ilâhî vahyin çeşmesi ile dolup taşmıştır.
Kur’ân’a göre, Peygamber Efendimiz, diğer bütün peygamberler gibi, beşerî ihtiyaçları da olan bir insandı. Ancak O, Allah Teâlâ tarafından âlemlere rahmet olarak gönderilmiş, kendisine itaat emredilmiş, en yüce ahlâk sahibi ve örnek bir insandı.
"İnsan, Cenâb-ı Hak’tan samimiyet ve ısrarla isterse, Allah ona cevap verir." diyor Barihudâ Tanrıkorur ve hidayet öyküsünü bizlerle paylaşıyor. Jamaika'dan Mevlana şehri Konya'ya uzanan bir ömürlük, ibretlik gerçek bir hikaye...