hayat tarzı

"habîbullah" Sözü Size Neyi Hatırlatıyor?

Onun aşkıyla ağlamak Allah'ın bir lütfu, erişilmez bir bahtiyarlıktır. Asıl felaket, onun uğrunda gözyaşı dökememektir. Habîb-i Kibriyanın aşkıyla ağlamayan gözün, ağlanacak halde olduğunu, ondan ayrı kalmanın üzüntüsüyle (gab-ı hicriyle) yanıp kavrulmayan gönlün, yanıp kül olacak durumda bulunduğunu unutmayalım!

İslâm’ı Kabul Ettiysen Onu Yaşamalısın!

Patricia Kata, Macaristanlı, yirmi yaşında bir üniversite öğren­cisi… Okulunu bitirdiğinde Özel Eğitim Uzmanı olup Down Send­romlu ve genetik hastalıklı öğrenci ve çocuklara hizmet edecek, inşallah… Onurla taşıdığı başörtüsünün içinde, öyle edeple ve mâsumâne bakıyor ki sanki yeni Müslüman değil de hep korunarak büyümüş bir genç kız gibi… Onun hidâyet öyküsü, insanın çevresi ne kadar kötü olursa olsun, istediğinde Allâh’ı bulma ve O’nun emir­lerini yapma hususunda kişinin kendi irade ve isteğinin çok daha uygun bir faktör olduğunu gösteriyor. Buyurun, Patricia’nın İslâm’a doğru yaptığı yolculuğa şâhid olmaya…

Bu Ölçüler Dışında Müslümanlık Yok!

Allah Teala’nın bildirdiği, Rasulullah Efendimizin nezih hayatına yansıyan ölçüler dışında Müslümanlık yok. Her Müslüman ve her İslam toplumu, bugün, yarın ve tüm zamanlarda, Kur’an ve Rasulullah muvâzenesinde bir İslam kişiliği ile donanmak zorunda. Onun adı da “Rahmet Peygamberinin ümmeti rahmet insanı” olmaktır. 

Dünyevileşiyor Muyuz Dindarlaşıyor mu?

TÜBİTAK desteğiyle "Değerler, dindarlık, dünyevileşme ve yaşam memnuniyeti araştırması" yapan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülfettin Çelik ve Kral Suud Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necati Aydın'ın elde ettiği veriler çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.

2014 Fıtır Sadakası Miktarı Belli Oldu

Ramazan ayı, zenginlerle fakirleri kucaklaştıran, yardımlaşma ruhunu canlı tutan, paylaşma bilincini geliştiren ve ibadet azmini kuvvetlendiren bir ay. Bu mübarek ayda daha yoğun ve disiplinli olarak gelişen sosyal dayanışma ve yardımlaşmanın itici gücü ile fakir ve muhtaçların neşeleri artmakta, ikram edilen iftar yemekleri ile moralleri düzelmekte, yapılan infaklarla yüzleri gülmekte, kendilerine gösterilen ihtimamla insan olmanın izzetini yaşamaktadırlar.