İnsan ve fıtrî sermâyelerden başlayarak, hayatın gayesini kavramak, merhameti geliştirmek ve Rasûlullâh’ın tebliğ azmine kulak vererek, Hakka ve hayra dâvet vazîfesini yerine getirmeyi hiç düşündünüz mü?
Altın Silsile’nin 24’üncü halkası, Muhammed Mâsûm Sirhindî Hazretlerinin hayatı...
Cenâb-ı Hak kişiyi, söylediği ve yazdığı hakîkatler husûsunda samimiyet imtihânına tâbî tutuverir. Bildikleriyle amel etmeyen kişiler, her zaman için bu imtihânı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.
Hakk’a ve hayra dâvet husûsunda biz mü’minlere düşen, yılmadan, vazgeçmeden, ye’se ve rehâvete kapılmadan, her fırsatta îtidal üzere tebliğ hizmetine devâm etmek, neticeyi Allâh’a havâle edip tevekkül etmektir.
Allâh’ın kitâbını ve Rasûlullâh’ın sünnetini hayâtımıza tatbik edebilmek için, hakkı tebliğ ve halka hizmet vazîfesinin gönlümüzde bir sevdâ hâline gelmesi zarûrîdir. Zîrâ bir mü’minin hayâtı, hizmet ve tebliğ hayâtı olmalıdır.