Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, "Hakikat yolunda kılavuzun önemi" başlıklı konuyu anlatıyor...
Bir ebediyet yolcusu olan mü’minin, bu fânî âlemde iptilâ ve musîbetleri sabırla, unutkanlığı zikirle, nankörlüğü şükürle, isyânı tâatle, cimriliği cömertlikle, hodgâmlığı diğergâmlıkla, şüpheyi yakînle, riyâyı ihlâs ve tevâzû ile, isyânı tevbe ile, gafleti tefekkür ile bertaraf etmesi zarûrîdir.
Bir mü’min, mütevekkil ve sabırlı olmalıdır. Hayâtın fırtınaları karşısında îtidâl ve muvâzenesini kaybetmemelidir. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in başından geçen ağır imtihanları düşünmeli, yedi evlâdından altısını hayâtında iken kaybetmesine rağmen hâlet-i rûhiyesinde en ufak bir sarsılma olmaksızın sergilediği o güzel “rızâ” hâlini hatırlamalı, amcası Hamza -radıyallâhu anh- ve çok sevdiği Mus’ab -radıyallâhu anh- şehid edildiğindeki sabır ve metânetini unutmamalıdır.
Allah dostlarının hepsi, gerek abdal, gerek evtâd ve gerek ricalu’l-ğayb olsun, her grup kendi yol arkadaşlarını tanırlar, birbirlerine mahrem olduklarını da bilirler. Ancak güvenilir olarak tabir edilen grup birbirinden gizlenir, ikisi bir yerde karşılaşsa ikisi de birbirini insanların avâmı zannedermiş.