Hadisten Öğrendiklerimiz

Hutbe ve Vaazlarda Süre Nasıl Ayarlanmalıdır?

Cemaate imam olan kişi (özellikle cumalarda) namazı kısa tutmalı, uzatmamalıdır. Çünkü cemaatin arasında hasta, zayıf, güçsüz, ihtiyaç sahibi veya iş yerinden izin alamayıp öğle tatilinden kısarak gelen kimseler bulunabileceğini düşünmeli, namazı hafif kıldırmalı, hutbe vaazları uzatmamalıdır.

Ramazan Orucu İçin Kadın Kocasından İzin Alır mı?

Ailenin reisi olan kocanın hakkı, bir hanım için nafile oruç tutmaktan daha önce gelir. Bu sebeple kadın, kocasının iznini almadan nafile oruç tutamaz. Farz olan Ramazan orucu bu iznin dışındadır. Çünkü Ramazan'da karı ve koca her ikisi de oruç tutmakla mükelleftir.

İslam'ın Beş Temelinden Biri 'ramazan Orucu'

Bu hadisin zahirine bakarak, İslam'da beş esastan birini terk edenin müslüman olmayacağı anlaşılabilir. Fakat durumun böyle olmadığında ümmetin âlimlerinin icmâı vardır. Şu kadar var ki, bunlardan birini inkâr eden veya terk etmeyi helâl sayan kimse mü’min ve müslüman kabul edilmez. İnkâr etmeyerek veya helâl saymayarak yerine getirmeyen büyük günah işlemiş olur.

Müslümanın En Büyük Sığınağı

Sabır, imanını koruması için müslümanın en büyük sığınağı ve silahıdır. Aşağıdaki hadiste, sabrın en çâresiz ortamlarda bile gerekli ve sonucunun gerçekten fevkalâde büyük ve memnuniyet verici olduğuna dikkat çekilmektedir.

İslam'a Göre Şüpheli Şeylerden Nasıl Kaçarız?

Ebû Muhammed Hasan İbni Ali İbni Ebû Tâlib radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den: “Şüpheliyi bırak, şüphe vermeyene bak. Zira gönül, (sözde ve işde) doğrudan huzur, yalandan kuşku duyar” buyurduğunu belledim. (Tirmizî, Kıyâmet 60)

Nefsine Hakim Olmak Düşmanla Savaşmaktan Zor

Dinimizin övüp takdir ettiği yiğit, yarışta, güreşte rakîbini yenen kimse değil, kin ve öfkeyle dolduğu zaman  nefsini kötü bir söz ve davranıştan alıkoyabilendir. Bu sebeple bir hadîs-i şerîfte: “Nefisle mücâdele, düşmanla mücâdeleden daha zordur” buyurulmuştur. Bir başka hadiste ise: “En azılı düşmanın nefsindir” denilmiştir (bk. Aclûnî, Keşfü’l-hafâ, I, 143).

Büyük Neticeler Büyük Fedakarlık İster

Hz. Peygamber (s.a.v.), her nimetin bir külfeti ve bedeli olduğunu, her külfetin de mutlaka bir nimete vesile olacağını söylüyor. Yani büyük neticelere büyük fedâkarlıklar sonucunda erişilir.

Başa Gelen Sıkıntıya Sabretmek

Efendimiz,  başına gelen sıkıntıya sabreden müslümanın günahlarının, güz mevsiminde ağaç yapraklarının dökülmesine benzer şekilde döküleceğini müjdelemiştir.

Peygamberlerin Meziyeti

Peygamberler, insanlara davetlerini ulaştırmak için nice sıkıntıları göğüslemişlerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), önceki bir peygamberin halini anlatarak, kendi tutumuna delil getirmekte, sabrın peygamberlerce paylaşılan bir meziyet olduğunu göstermektedir.

Körlere Cenneti Müjdeleyen Hadis

Enes İbni Mâlik radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir: “Allah Teâlâ buyuruyor ki: “Kulumu, iki gözünü kör etmekle imtihan ettiğim zaman sabrederse, gözlerine karşılık olarak cenneti veririm.” [1]