İnsan da büyük bir âlemin küçük bir modelidir. Onun bu basit görünen yapısına “Allâh’ın halîfesi” olmak şerefi ikrâm edilmiştir. Lâkin insan, rûhânî ve mânevî gıdalarla beslendiği takdirde mahlûkâtın en şereflisi olur. Aksi hâlde nefsânî yapısının esiri olursa, iflâsların en acısı olan ebediyet bedbahtlığına dûçâr olur.
“En üstün sizsiniz, şayet inanıyorsanız. (Ali İmran-139)” ayeti bize ne anlatmaya çalışıyor? Eşref-i mahlukat olan insan, bu değeri ne ile alıyor, hangi özelliği ile neye sahip olarak 'eşref-i mahlukat' ünvanına sahip oluyor?