“Medine Müdafaası, Hicaz Bizden Nasıl Ayrıldı?” hatıratı Nâci Kâşif Kıcıman’a ait. Hicaz’da bizzat vazife almış bir istihbarat zabiti olan Nâci Bey’in samimi hatıratında kendinizi bulmanız mümkün.
Doç. Dr. Fatih Çolllak, Kur'ân-ı Kerîm dili ile Arapça arasındaki farkları anlatıyor...
Bir rekâtta bedenin temel olarak dört pozisyonu vardır. Her biri Arap alfabesinin bir harfinden oluşur ki onlar Allah’ın isminin yazıldığı harflerdir. ‘Elif’ kıyamdır, ‘Lam’ rükûdur. ‘He’ ise secde ve aynı zamanda nefes alma ve oturma hali celsedir. Kıyam (ayakta durma), insan âleminin sembolüdür, Allah’tandır. Rükû (eğilme), hayvan âleminin sembolüdür, Allah’a yöneliştir. Secde (yere kapanma) bitki âleminin sembolüdür, Allah’ı hissetmektir. Celse (oturma) maden âleminin sembolüdür, Allah içindir.
Müstakimzâde’nin şaheseri Tuhfe-i Hattâtîn, 2066 hattat ve Osmanlı/Türk sanat tarihi hakkında emsalsiz malumat ile okurlarını bekliyor.