Kâinatta var olan her zerre, dâimâ Cenâb-ı Hakk’a itaat hâlinde. Güneş bu itaat çerçevesinde doğup batıyor. Günler bu itaatle uzayıp kısalıyor. Toprak bu itaati sebebiyle bağrına emanet edilen tohumu büyütüyor. Mesela bir balık, bu itaate başkaldırarak suyun dışında yaşamaya çalışmıyor. Zira suyun dışı, kendisi için bir ölüm okyanusu. Yani bütün mevcudat Allâh’a olan bu itaatleri dolayısıyla hayatlarından memnun ve huzur içerisinde.
Sonsuz kudret ve merhamet sahibi olan Rabbimiz her an bizimle ve bize bizden daha yakındır. Kur'an'ı Kerim'in bir çok ayetinde insanı tefekküre sevk eden "yerleri ve gökleri, yıldızları, yağmurları" örnek olarak verir. Çünkü bizler bu muhteşem makro alemin bir parçasıyız ve bu bir an olsun aksamayan nizam bir elden çıkıyor ve o kudret sahibi de elbette Allah'dır (cc). Bunun için asıl marifet bakarken görebilmektir, idrak edebilmektir.