Fahr-i Kâinât Efendimiz; hiçbir zaman bezginlik, yorgunluk, bıkkınlık ve âcizlik göstermedi. Hiç tatil yapmadı. Hiç mola vermedi. «Şu ağacın altında bir müddet dinleneyim, bana gelmeyin!» dediği bir ânı bile olmadı.
Mü’minlerin Cennet’e girmesi, Allah Teâlâ’nın lûtf u ihsânıyladır.
Hizmet insanı, karşılaştığı tehlike ve güçlükler karşısında yılmamalı, bilâkis çetin şartlar altında bulunmaktan dolayı mukāvemeti artmalı, daha da kuvvet bulmalıdır. Gönüllere ebedî saâdet iksiri olacak âb-ı hayâtın, ekseriyetle zor zamanlarda ve çile diyarlarında saklı olduğunu hatırından çıkarmamalıdır.
Gençlik enerjisinin kullanılabileceği en güzel sahalardan biri de, Allah rızâsı için yapılacak hizmetlerdir. Hizmet, Cenâb-ı Hakk’ın bizleri mes’ûl kıldığı ictimâî kulluk vazifemizdir.