Kur’ân-ı Kerîm, kelimeli bir cihan; kâinat ise kelimesiz bir Kur’ân’dır. Bundan dolayı Kur’ân-ı Kerîm, kalbi olanlar için derin bir tefekkür ufkudur. Yerin-göğün lisanıdır. Ruhlara bereket ve rûhâniyet hazinesidir. İnsana ithaf edilen bir beyan mûcizesidir. Hakk’ın kullarına armağanıdır.
Yaşadığımız fânî hayat dershânesindeki en mühim tahsil, O Güller Şâhı’nı tanıyabilmek, O Gül’ün mübârek kokusundan ve rûhânî dokusundan nasîb alabilmek ve O Gül’ün yaprağında bir şebnem tânesi olabilmektir... Bu yolda gereken en temel malzeme ise O’na olan muhabbettir.