İlim talebi ibâdettir. İlmin müzâkeresi tesbihtir. İlimden bahsetmek cihâttır. Ve bilmeyene öğretmek sadakadır. Ve ehline bezletmesi kurbettir. İlim, helâl ve haramın nişancısı ve ehl-i cennet yolunun delilidir. İlim vahşette enîstir ve gurbette musâhib, yoldaştır. Gam ve surûrda delildir. İlim düşman üzerine silâhtır. Ve dostlar yanında zînettir.
Her nimetin şükrü kendi cinsinden olur, denilmiştir. Bir âlimin ilmî mirasının devamı ona yapılacak en güzel teşekkürdür. Zira o, bu sayede amel defterini sürekli açık tutmuş olacak ve ecri kesilmeyecektir.
Hak katında makbul bir kulluk hayatı yaşayabilmek için; ilim, amel ve takvâ bütünlüğü zarurîdir. Kur’ân ve Sünnet bilinmeden kulluk istikâmetini muhafaza edebilmek çok zordur. Fakat bilmek de tek başına kâfî değildir. Kur’ân ve Sünnet’i tatbik ederek takvâya ulaşmak elzemdir.