Toplumun övdüğü “akıllılık” gerçekten akıl mıdır? Kur’ân ve hadisler akıllı kişiyi nasıl tarif eder, kimler gerçek anlamda bu sıfatı hak eder?
Kadim Yunan’da aklın zaafını gösteren meşhur bir hâdise...
“İslâm’da felsefenin yeri nedir? Felsefenin hakîkate ulaşmada en mühim vâsıta olarak gördüğü «akıl»la nereye kadar gidilebilir? Akıl terazisi bütün hakîkatleri tartabilecek kudrette midir? Aklın tıkandığı noktadan sonra nasıl yol alınabilir?” gibi sualler, tarihte olduğu gibi bugün de zihinleri meşgul etmektedir.
Bir kimsenin oruçla yükümlü sayılması için müslüman, akıllı ve ergen olması yanında, bu ibadete güç yetirecek bir sağlığa sahip olması ve yolculukta bulunmaması da gereklidir.