Hakîkate nazar eden akıllı kişilerin, «istikbâl» kelimesinden en büyük maksadın, ebedî olan ve herkesin kendi başına hesap vereceği âhiret hayatı olduğunu basit bir mütâlâa ile kabûl edeceği açıktır.
Peygamber Efendimiz çok sevdiği kızı Fâtımaʼyı dâimâ takvâya, zühde ve istiğnâya teşvik etmiş, bu dünyadaki sıkıntılara katlanarak ukbâda ebedî saâdete ermeyi tavsiye buyurmuştur. Bizler de felâket ânında da saâdet ânında da; “Yâ Rabbi, bütün bu imtihanlar Senʼdendir. Gerçek huzur ve saâdet âhirettedir.” deyip sabır ve şükürle râzı olmalıyız ki, Allah Teâlâ da bizden râzı olsun.