Şehitlik ile Müslümanca Yaşam Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır?

Abdullah Sert Hocaefendi, şehitlik ve Müslümanca yaşamanın değerini örnek hadislerle açıklıyor.müs

Abdullah ibn Şeddad şöyle anlatıyor: Beni Uzre kabilesinden üç kişi Resûlullah'a geldiler ve Müslüman oldular. Allah Resûlü:

— “Bunların bakımını kim üstlenir?” dedi.

Peygamberimiz bakmış, üç tane insan gelmiş, Müslüman olmuş; buyuruyor ki, “Bunların makamını kim üstlenir?” Hemen sahabiler talip oldular. Medine’de otel yoktu zaten; evlerini açtılar, misafir kabul ettiler. Hemen, meşhur ve cömert sahabelerden Talha (r.a.), bu üç kişinin bakımını üstlenmek istedi.

Talha’nın yanındayken Resûlullah (s.a.v.) bir sefer gönderdi. O üç kişiden biri bu birlik içinde çıktı ve şehit oldu. Misafir orada bulunuyordu, ama o anda Resûlullah (s.a.v.) onu bir sefere gönderdi; birisi, yeni Müslüman olmuş bir iki günlük misafir, “Ben gidiyorum” dedi ve şehit düştü. Daha sonra bir sefer daha gönderildi; bu sefer ikinci kişi şehit oldu. Üçüncü şahıs ise bir müddet sonra yatağında vefat etti; yaşamış, sonra vefat etmişti. Misafirlik böylece sona erdi.

Talha (r.a.) daha sonra şöyle anlatıyor:

— Yanımda kalan bu üç şahsı rüyamda cennette gördüm. Bunlar benim arkadaşım oldu. Resûlullah (s.a.v.) bunları bana misafir olarak göndermişti ve ben de onlarla muhabbet ettim. İkisi şehit oldu, biri ise uzun süre yaşadı. Fakat hepsi birkaç yıl içinde hayata veda etti.

Olay şöyleydi: Yatağında ölen en öndeydi; ikinci sırada şehit olan vardı; ilk şehit olan ise en sondaydı. Mantıken, ilk şehit olan en önde, ikinci şehit ortada, yatağında ölen en arkada olması gerekmez miydi? Talha (r.a.) hayret etmişti, şaşırmıştı; “Allah Allah, hem şehit oldu, hem de ilk şehit olan şimdi en arkada gidiyor, nasıl olur?” demişti.

Resûlullah (s.a.v.) buyurdu:

— “Bunda şaşılacak bir şey yok, Talha. Allah katında, tesbih, tekbir ve tehlil dilinden düşürmeden, İslam üzere ömür süren mümin, en faziletli insandır. Yaşa, ama boş yaşama; yaşa, tesbihle yaşa, tahmitle yaşa, infakla yaşa, tekbirle yaşa, cihat heyecanıyla yaşa. Yani Müslümanca yaşarsan, evet, en faziletli insan sensin.”

Tabii ki Resûlullah (s.a.v.) burada sözlerini, farklı zamanlarda sahabelerine çeşitli örneklerle açıklıyor. Ebu Talip’in gördüğü bir rüya yoksa, Cenâb-ı Hakk’ın katında hangi kulların hangi sırayla cennette yürüyeceği yalnızca Allah’ın takdirindedir.

Ancak burada Efendimiz (s.a.v.) vurguluyor ki: Şehitlik güzel, başka güzellikler de güzeldir; ama en önemlisi hayatı Müslümanca yaşamaktır.

Hadisin bir başka rivayetinde şöyle geçer: Şehit olan kardeşten sonra uzun süre yaşayan kişi, Ramazan orucunu tutmuş, bir senede binlerce rekat namaz kılmıştı. İkisi arasında bu kadar fark olmasının sebebi, yapılan amellerin farklılığıdır.

İslam ve İhsan

MÜSLÜMANCA YAŞAYABİLMENİN YOLLARI

Müslümanca Yaşayabilmenin Yolları

KAPİTALİST DÜZENDE MÜSLÜMANCA YAŞAMAK MÜMKÜN MÜDÜR?

Kapitalist Düzende Müslümanca Yaşamak Mümkün müdür?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.