Mümin Nefsine ve Dünyaya Karşı Nasıl Mücahede Eder?

Nefsimize, şeytana ve dünyaya karşı nasıl bir gayret içinde olmalıyız? Kadim yolun mücahede öğretisi bize neler söylüyor?

Nice güzel söz vardır içinde bulunduğumuz hikmetleri bizlere hatırlatıp durur. İnsan unutur, yok sayar, kabullenmez; bazen de görmezden gelir. Eksik varlık olduğumuz aklımızdan çıkmamalı. Kemal yolunda ilerleme kolay değil. Bedenin eğitimi yanında nefs ve ruhun belirli kalıplara girmesi çok fazla çaba ve gayreti gerektirir.

Kadim bir yolda olduğumuzu unutmayalım!

NEFSE VE ŞEYTANA KARŞI MÜCAHEDE

Metafizik değerlerin zaman ve mekâna göre şekil aldığı tarikleri insan müesses nizam olarak görür ama çeşitli faktörlerin bir araya gelmesi bazen kurumların anlaşılması hakkında farklı değerlendirmeler yapmamıza sebep olabilir.

Sosyal olguların mekâna göre şekil alması da imtihanın bir parçası.

Hâkim zihniyetin kaba tasvirlerle kendi coğrafyasına şekil vermesi sadece Anadolu topraklarına ait bir olay değil. İki yüzyılı aşkın bir zaman dilimi insanlığın madde hâkimiyetinin tasavvurları sonucunda öyle bir şekil aldı ki anlayıp anlatabilene aşk olsun.

Dini bir bilgi kaynağı olarak görmenin bile yasaklanması garabeti anlatır.

Kuvvet ayırımında dinin kuvvet olduğu dile getirilmekle birlikte bu kuvvetin şahısta ve toplumda neler meydana getireceği ortada iken bunun yok sayılıp dahası bastırılıp sindirilmesinin acı sonuçlarını görüyoruz. Kendi coğrafyamızda değil dünyanın dört bir yanında doğal bir ihtiyaç olan ibadetin vahdet çizgisinden çıkartılmasının bedeli çok ağır olmakta, başta insan aklı daha sonra da duygular tarumar olmaktadır. Uzakdoğu’da ve Amerika’da din törenleri adına yapılanlara bakın neler, neler göreceksiniz. Kendi kodlarımızın bereketine dönecek olursak yüce Mevla şöyle buyuruyor “Bizim uğrumuzda mücahede edenlere gelince biz onlara elbette yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, her halde ihsan erbabıyla beraberdir” (Ankebut, 69)

Surenin sonlarına doğru verilen bu müjde için ayetin baştan itibaren okunmasını sizlere bırakıyorum.

Mücahede etmek tabiri o kadar geniş mana zenginliğine sahiptir ki biz müminler için gönülleri ferahlatmakta, ümitsizliği yok etmektedir. Bu, Allah ve Rasûlü’nün razı olmadığı insanlık âlemini her şekliyle felakete sürükleyen, dünya ve ahiret hayatını tehlikeye düşüren her şeyle mücahede etmeye girmektedir. Bunlar; nefse karşı yapılan mücahede, şeytana karşı yapılan mücahede, vatan, millet, ırz, namus, iman düşmanlarıyla yapılacak mücahedelerdir. Bunu yapan mümin için can, mal önemli değildir.

İbadetlerin alanını geniş tutup yasakların alanını daraltan Din-i Mübin-i İslam bu özelliği ile şeytan ve uşaklarının hep korkulu rüyası olmuştur.

Son yüzyılda laiklik perdesi altında yapılan iğvaların arka planının ne olduğunu görmediğimiz zannedilmesin! Mutlak din ve vicdan hürriyeti diye anlatılan ama dine kendince şekil vermeye çalışan bu olgu bir gün elbet doğru anlatılıp batı düşüncesinin çıkmazı da gösterilecektir.

İbadet hürriyetinin dünya gerçeği olduğu bilinirken mal ve mülkle yapılacak ibadetleri görmezden gelmek din hürriyeti midir?

“Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eliyle değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin, buna da gücü yetmezse kalben o çirkin şeye nefret etsin. Bu ise; imanın en zayıf derecesidir” Müslim kaynaklı hadisi şerifi okunup dururken pasiflik mümine yakışır mı?

“Bihamdilillah ki binam-u nişanız adımız yoktur / Dil-i viranemizden özge bir abadımız yoktur

Ezelden mazharı aşkız bizim icadımız yoktur/ Elemler cümle bizdendir ana isnadımız yoktur.” (Divani)

Kaynak: Ali Büyükçapar, Altınoluk Dergisi, Sayı: 477

İslam ve İhsan

MÜCÂHEDE VE RİYÂZAT NE DEMEK? NEFS EĞİTİMİNDEKİ YERİ NEDİR?

Mücâhede ve Riyâzat Ne Demek? Nefs Eğitimindeki Yeri Nedir?

MÜCAHEDE İLE İLGİLİ AYETLER

Mücahede ile İlgili Ayetler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle