Gönül genişliği ve iç huzuru bugün geçmişe oranla kaybettiğimiz hasletlerin en başında geliyor. Zira Rabbimiz kalplerin ancak kendisini zikretmekle huzur bulaca
Allah katında yegâne Hak din İslâm… Bizde Allâh’ın büyük bir lutfu olarak hidâyet üzere dünyaya geldik. Lâkin Cenâb-ı Hak, bize müslüman olarak can vermemizi em
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Altınoluk Dergisi'nin Şubat sayısında Bâyezîd-i Bistamî -rahmetullahi aleyh-'in hikmetli sözlerinden birkaçını şerh etti.
Bu âlemde her zerre, diri bir gönle sahip insanla konuşur. Bütün varlıklar, hâl lisânıyla beyan durumundadır. Kâinatta Hâlık’ını tanıtmayan hiçbir zerre yoktur.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin Altınoluk Dergisi için kaleme aldığı "Muhabbetin Kantarı Fedakârlıktır" başlıklı yazının bir kısmını istifadelerinize
Hazret-i Mevlânâ; Selçuklu medreselerinde ikinci bir İmâm-ı Gazâlî seviyesine ulaşmış, sâkin bir âlim, zühd içinde yaşayan bir müderristi. Hâlbuki onun rûhunda
Peygamber Efendimizin, Miraç yolculuğu esnasında Burak’a bindirildiği yerdeki sütun, Harem-i Şerif'te yapılan genişletme çalışmasında ortaya çıkarıldı.
Zamanı öyle güzel değerlendir ki, “Yarın öleceksin!” denilse bile, programında herhangi bir değişiklik yapma ihtiyacı hissetmeyesin!..
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, dünyanın fânîliğini hiç unutmazdı. Şöyle buyururdu: “Âhirete göre dünya, sizden birinizin parmağını denize
Hepimiz, ilâhî imtihan diyârı olan bu cihan mektebinin talebeleriyiz. Kulluk tahsilimiz, ecel tasdiknâmesiyle son bulacak, amellerimizle toprağın sînesine gömül