İnsanlık bir bütün gibi hissettiğinde acılar azalacaktır. “Ya hilkatte eşiz, ya dinde kardeşiz” diyor Hazreti Ali Efendimiz.
Dinimizde Allah’a imandan, insanlara kötülük yapmamaya kadar uzanan binlerce hayır ve iyilik yolu bulunmaktadır. Yardıma muhtaç olan herkesin yardımına koşmak i
Mütevâzı müʼmin affedicidir, kötülüğe dahî iyilikle mukâbele eder, hizmet ehli olur, cömerttir, fedakârdır, zariftir, ince ruhludur…
Hadis-i şerif gerçek mü'minleri bencilliğe karşı uyarıyor.
Biz burada, Allah’ın indirdiği apaçık hükümleri düne ait görüp çağın şartlarına uygun görmeyen ve bu sebeple farklı yorumlar yaparak, kendinin ya da birilerinin
Nefsini tezkiye etmeyen kulun, şeytanın vesveselerinden kurtulmasına imkân yoktur. Nefis sürekli manevi şeylerden çok dünyevi, nefsânî ve şehevânî şeyleri telki
Bu yazı “modernist” ya da “tarihselci” diye bilinen çevrelere “İslam ortak paydasında buluştuğumuz kanaatinden yola çıkarak” yapılmış bir sağduyu çağrısıdır. As
Şeytan, Hazret-i Âdem -aleyhisselâm-’ın ve bütün insanlığın düşmanıdır. Âdem Babamız, Cenâb-ı Hak tarafından «yeryüzünde bir halîfe» olarak halk edildiğinden be
Müslüman ibadetlerinden, manevi hayatından yani imanının tadını nasıl alınır? İşte imanın tadına vardıracak dört şey...
Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, "tasavvuf genç işi midir?" sorusunu cevaplıyor.