Dünya 'islam' Oluyor!

Amerikan Araştırma Enstitüsü “Pew Research Center”’in yayınladığı bir rapora göre, 66 milyon Hristiyan din değiştirecek ve dünyada Hristiyan'dan fazla Müslüman olacak. An yaygın dinin İslamiyet olacağı o yıl ise 2070 yılı...

Amerikan Araştırma Enstitüsü “Pew Research Center”’in yayınladığı bir rapora göre, 2070 yılında dünyada Hristiyan'dan fazla Müslüman olacak. İslam dini dünya halkı olarak en hızlı büyüyen tek din olarak raporda yer alıyor. Araştırmacılar 2050 yılında Dünya’da yaşayan Hristiyan ve Müslümanların sayısının yaklaşık olarak eşitleneceğini bildirirken, 2070 yılında İslam’ın dünyanın en yaygın dini haline geleceğini vurguladılar.

66 MİLYON HRİSTİYAN DİN DEĞİŞTİRECEK

Araştırmada doğurganlık oranı Müslüman kadınlarda 3,1 iken, Hristiyan kadınlarda bu oranın 2,7’de kaldığı hesaplandı. Ayrıca, 66 milyon Hristiyan’ın din değiştirmesi veya ateist olması bekleniyor. Enstitünün müdürü Alan Cooperman “Müslüman topluluklar, dünyanın nüfus artışının en fazla olduğu bölgelerinde yoğun olarak yaşıyorlar.  Örneğin, dünyada en fazla Müslüman yaşayan ülke bugün Hinduizm'in en yaygın olduğu Hindistan olacak. Araştırmacılar, 2050 yılında Avrupa nüfusunun yüzde 10’unun Müslüman olacağını hesaplıyorlar.

2050`DE DÜNYA NÜFUSU 9,3 MİLYARA ÇIKACAK

Dünya nüfusunun 2050 yılında 6,9 milyardan, 9,3 milyara çıkması beklenirken, en fazla nüfus artışı Müslümanlarda görülecek. 2010 yılında dünyada  2 milyar 168 milyon 330 bin Hristiyan yaşarken bu rakam 2050 yılında 2 milyar 918 milyon 70 bine çıkacak. Yine 2010 yılında dünyada  1 milyar 599 milyon 700 bin  Müslüman yaşarken bu rakam 2050 yılında 2 milyar 761 milyon 480 bine çıkacak. Bu gelişmeler eşiğinde 2070 yılında ise Müslümanların sayısı Hristiyanları geçecek.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.