Diş Fırçanızı 3 Ayda Bir Değiştirin

Diş fırçasının, kullandıktan sonra bol suyla durulanması gerektiğini belirtildi.

Diş Hekimi Zafer Kazak, diş fırçalarının kullanım sonrası kuruyabilmesi amacıyla yeterli zamanın geçmesi için gün içinde her fırçalamada ayrı fırçanın kullanılmasının daha sağlıklı olduğunu söyledi.

Nemli kalan diş fırçalarında bakteri ve mantarların üreyebileceğine dikkat çeken Dr. Kazak, "Diş fırçanızı kullanım sonrası temizleyin ve dik pozisyonda kurumaya bırakın." diye konuştu

Fırçalar arasında virüs ve bakteri geçişi olmaması için farklı kişilere ait diş fırçalarının birbirleri ile temas etmemesi gerektiğini kaydeden Kazak, gribal enfeksiyonlardan sonra diş fırçasının yenilenmesi gerektiğini söyledi.

"3 AYDA BİR DİŞ FIRÇASINI YENİLEMEYİ UNUTMAYIN"

Dr. Kazak, "Fırçanızı fırçalamalar arasında kapalı kapta saklamayın. Kapalı ortamda nemli diş fırçasının kılları üzerinde bakteriler oluşacaktır. Diş fırçası kıllarının yıpranması kontrol edilerek en fazla 3 ayda bir değiştirilmelidir. Fırçanıza karşıdan ve yandan baktığınızda fırça kıllarında açılma görüyorsanız fırçanızı değiştirme vaktiniz gelmiştir. Bazı fırçalar, üzerine entegre edilmiş olan indikatörlü fırça kılları ile kullanım süresi dolan diş fırçalarında renk değiştirerek kullanıcıyı uyarmaktadır.

Ağız bakımında en önemli olan mekanik temizliktir. Yani dişlerin diş fırçası ile etkin bir şekilde temizlenmesidir. Ancak diş macunlarının içeriklerindeki florür ile mine dokusundaki hasarları onarma ve abraziv partiküller ile bakteri plağını uzaklaştırma açısından ağız bakımına katkıları vardır. Bu amaçla yeterli özeliklere sahip herhangi bir marka diş fırçası ve diş macunu kullanılabilir. Sonuçta sağlıklı dişlere sahip olmanın yolu günde 2 kez düzenli olarak diş fırçalamaktan geçer." ifadelerini kullandı.

Dr. Kazak, "Dişeti çekilmesi, yanlış diş macunu ve fırçası kullanımı, asitli gıdaların sık kullanımı gibi nedenlerle oluşan diş hassasiyetlerinde hassasiyet giderici diş macunları kullanılabilir. Diş eti hastalığına sahip bireyler diş etine yönelik diş macunlarını kullanabilirler." şeklinde konuştu.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.